Troye Sivan - Plum Türkçe Çevirisi
Watching you sleep
Seni uyurken izliyorum
Run my hands through your hair and it's got me thinking
Ellerimi saçlarının arasından geçiriyorum ve bu beni düşündürüyor
What you mean to me
Bana ne ifade ettiğini
There's a chill in the air and a sinking feeling
Havada bir soğukluk var ve batan bir his
Coming over me
Üzerime geliyor
Like bitter tangerine
Acı bir mandalina gibi
Like sirens in the streets
Sokaklardaki sirenler gibi
Oh no
Oh hayır
Maybe our time has come
Belki de vakit geldi
Maybe we're overgrown
Belki çok büyüdük
Even the sweetest plum
En tatlı eriğin bile büyümesi
Has only got so long
Çok uzun sürdü
Baby, we're barely holding on
Bebeğim, zar zor tutunuyoruz
Even the sweetest plum
En tatlı eriğin bile büyümesi
Has only got so long
Çok uzun sürdü
Jealous you can sleep
Kıskanç uyuyabilirsin
You've been keeping me up and I mouth the words
Beni yukarı tutuyorsun ve ben kelimeleri ağzımdan
I think I wanna speak
Bence konuşmak istiyorum
Instead I'm wasting my time just pressing rewind
Vaktimi sadece lamaya basarak geçirmek yerine
To all the nights we shared
Paylaştığımız tüm gecelere
The ripest peach or pear
Olgunları şeftali veya armut
But change is in the air, oh
Ama değişim havada, oh
Maybe our time has come
Belki de vakit geldi
Maybe we're overgrown
Belki çok büyüdük
Even the sweetest plum
En tatlı eriğin bile büyümesi
Has only got so long
Çok uzun sürdü
Baby, we're barely holding on
Bebeğim, zar zor tutunuyoruz
Even the sweetest plum
Seni uyurken izliyorum
Run my hands through your hair and it's got me thinking
Ellerimi saçlarının arasından geçiriyorum ve bu beni düşündürüyor
What you mean to me
Bana ne ifade ettiğini
There's a chill in the air and a sinking feeling
Havada bir soğukluk var ve batan bir his
Coming over me
Üzerime geliyor
Like bitter tangerine
Acı bir mandalina gibi
Like sirens in the streets
Sokaklardaki sirenler gibi
Oh no
Oh hayır
Maybe our time has come
Belki de vakit geldi
Maybe we're overgrown
Belki çok büyüdük
Even the sweetest plum
En tatlı eriğin bile büyümesi
Has only got so long
Çok uzun sürdü
Baby, we're barely holding on
Bebeğim, zar zor tutunuyoruz
Even the sweetest plum
En tatlı eriğin bile büyümesi
Has only got so long
Çok uzun sürdü
Jealous you can sleep
Kıskanç uyuyabilirsin
You've been keeping me up and I mouth the words
Beni yukarı tutuyorsun ve ben kelimeleri ağzımdan
I think I wanna speak
Bence konuşmak istiyorum
Instead I'm wasting my time just pressing rewind
Vaktimi sadece lamaya basarak geçirmek yerine
To all the nights we shared
Paylaştığımız tüm gecelere
The ripest peach or pear
Olgunları şeftali veya armut
But change is in the air, oh
Ama değişim havada, oh
Maybe our time has come
Belki de vakit geldi
Maybe we're overgrown
Belki çok büyüdük
Even the sweetest plum
En tatlı eriğin bile büyümesi
Has only got so long
Çok uzun sürdü
Baby, we're barely holding on
Bebeğim, zar zor tutunuyoruz
Even the sweetest plum
En tatlı eriğin bile büyümesi
Has only got so long
Çok uzun sürdü
I was summer, you were spring
Ben yaz oldum, sen bahar oldun
You can't change what the seasons bring
Mevsimlerin ne getireceğini değiştiremezsin
Yeah, I was summer and you were spring
Evet, yaz oldu ve sen bahar oldu
You can't change what the seasons bring
Mevsimlerin ne getireceğini değiştiremezsin
Maybe our time has come
Belki de vakit geldi
Maybe we're overgrown
Belki çok büyüdük
Even the sweetest plum
En tatlı eriğin bile büyümesi
Has only got so long
Çok uzun sürdü
Baby, we're barely holding on
Bebeğim, zar zor tutunuyoruz
Even the sweetest plum
En tatlı eriğin bile büyümesi
Has only got so long
Çok uzun sürdü
Maybe we're overgrown
Belki çok büyüdük
The sweetest plum
En tatlı Erik
Got so long (got so long)
Çok uzun var (çok uzun var)
The sweetest plum
En tatlı Erik
Has only got so long
Çok uzun sürdü
Has only got so long
Çok uzun sürdü
I was summer, you were spring
Ben yaz oldum, sen bahar oldun
You can't change what the seasons bring
Mevsimlerin ne getireceğini değiştiremezsin
Yeah, I was summer and you were spring
Evet, yaz oldu ve sen bahar oldu
You can't change what the seasons bring
Mevsimlerin ne getireceğini değiştiremezsin
Maybe our time has come
Belki de vakit geldi
Maybe we're overgrown
Belki çok büyüdük
Even the sweetest plum
En tatlı eriğin bile büyümesi
Has only got so long
Çok uzun sürdü
Baby, we're barely holding on
Bebeğim, zar zor tutunuyoruz
Even the sweetest plum
En tatlı eriğin bile büyümesi
Has only got so long
Çok uzun sürdü
Maybe we're overgrown
Belki çok büyüdük
The sweetest plum
En tatlı Erik
Got so long (got so long)
Çok uzun var (çok uzun var)
The sweetest plum
En tatlı Erik
Has only got so long
Çok uzun sürdü