Martin Garrix feat. Mike Yung - Dreamer Türkçe Çevirisi
I'm a dreamer
Don't tell me not to dream
I got freedom
Ben hayalperestim
Bana hayal olmadığını söyleme
Ben özgürüm
And that's everything to me
Ve bu benim için her şey demek
It don't matter
What I've got or where I go
I'll find shelter
A million miles from home
Önemli değil
Ne yapmak istediğim da nereye gittiğim
Sığınacak bir yer bulmalıyım
Evden bir milyon mil uzakta
It ain't easy to keep going when it's hard
To keep shining in the dark when you wanna fall apart
İşler zorlaştığında yola devam etmek kolay değil
Dağılmak istediğinde karanlığın içinde parlamaya devam ediyor
But I'm a dreamer
So don't tell me not to dream
I'm a believer
Ama ben hayalperestim
Bu yüzden bana hayal olmadığını söyleme
Ben inançlıyım
As long as I got something to believe in
As long as I got something to believe in
As long as I got something to believe in
As long as I got something to believe in
İnanacak bir şeyim olduğu sürece
İnanacak bir şeyim olduğu sürece
İnanacak bir şeyim olduğu sürece
İnanacak bir şeyim olduğu sürece
As long as I got something to believe in
İnanacak bir şeyim olduğu sürece
I'm a lover
Don't tell me who to love
I'm a runner
'Cause I've got somewhere to run
Ben aşığım
Bana kim sevecek deme
Ben koşucuyum
Çünkü koşacak tek yerim var
I just listen to the voices in my head
When they tell me I'll always have something to believe in
Sadece beynimdeki sesleri dinlerim
Bana daima inanacak bir şeyim olduğunu söylediklerinde
As long as I got something to believe in
As long as I got something to believe in
As long as I got something to believe in
As long as I got something to believe in
İnanacak bir şeyim olduğu sürece
İnanacak bir şeyim olduğu sürece
İnanacak bir şeyim olduğu sürece
İnanacak bir şeyim olduğu sürece
Hey, hey (you got to believe)
You know you got to believe (you got to believe)
I got to believe (you got to believe in, you got to believe)
Yeah, I got to believe (you got to believe)
Hey, hey (inanmalısın)
İnanmak zorundasın biliyorsun (inanmalısın)
İnanmak zorundayım (inanmalısın, inanmalısın)
Evet, inanmak zorundayım (inanmalısın)
Ooh, yeah (you got to believe)
Hey, hey (you got to believe in)
Come on (you got to believe)
Ooh, evet (inanmalısın)
Hey, hey (inanmalısın)
Hadi (inanmalısın)
Ooh, you got to, we got to, she got to, he got to (you got to believe)
You got to believe (you got to believe in)
Hey, hey (you got to believe)
Ooh, mecbursun, mecburuz, mecbur, mecbur (İnanmalısın)
İnanmak zorundasın (inanmalısın)
Hey, hey (inanmalısın)
In the morning, in the evening
Late at night (you got to believe)
You got to believe (you got to believe in)
Sabah, akşam
Gece geç saatlerde (inanmalısın)
İnanmak zorundasın (inanmalısın)
Yeah
I don't believe, I don't believe
You got to believe
Evet
İnanmıyorum, inanmıyorum
İnanmak zorundasın